18 Ocak 2014 Cumartesi

Hz.Muhammed’i Örnek Almak


Peygamberimiz Hz. Muhammed miladı 20 Nisan 571 yılında Mekke’de doğdu.O’nun doğduğu gün insanlık için yepyeni bir gün olmuştur.Peygamberimizin doğduğu dönemde insanlar her türlü değer ölçülerini kaybetmişti.İnsanlar parayla alınır,satılır durumdaydı.Kadının toplumda hiçbir değeri yoktu.Kız çocukları öldürülüyordu. Zenginler ve soylu kişiler her zaman haklı kabul ediliyordu. Mal ve can güvenliği yoktu.Yüce Allah’a ulaşmak için,insanlar kendi elleriyle yaptıkları putlara ibadet ediyor ve onlardan yardım bekliyordu.

         İşte böyle bir ortamda peygamberimiz dünyaya gelmiştir.T.C.Diyanet İşleri Başkanlığı 1989 yılından beri Peygamberimizin doğduğu haftayı “Kutlu Doğum Haftası “olarak kutlamaktadır.Kutlu doğum haftası nedeniyle ülkemizde çeşitli etkinlikler yapılmaktadır.

          İslam dininin öğreticisi olan Hz.Muhammed’in hayatını   okumalı ve O’nun örnek ahlağını  öğrenmeliyiz.Yüce Allah , Peygamberimiz Hz. Muhammed hakkında  Kur’an ‘da şöyle buyurmaktadır: ”Seni alemlere rahmet olarak gönderdik” ( Enbiya 21/107)  ”...Sen onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin” (Kaf 50/45)  “O arzusuna göre de konuşmaz”  ( Necm 53/3  “Ve Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin”  ( Kalem 68/4) “Andolsun ki Resululllah sizin için ne güzel bir örnektir.”  ( Ahzap 33/21

         Sevgili Peygamberimizin söz ve hareketlerini  göz önüne  alarak, davranışlarımızda dikkatli olmaya çalışmalıyız.

         Hz. Muhammed’in tavsiyelerinden bazıları şunlardır:

         Güzel ahlaklı olmak. Anne ve babaya karşı gelmemek. Akraba ziyaretlerini sürdürmek.Yaşlılara saygı göstermek. Komşu hakkına riayet etmek. Misafirlere ikram etmek Kendimiz için istediğimizi din kardeşimiz için de istemek. Din kardeşimizle üç günden daha fazla dargın kalmamak. Güzel iş ve davranışlara sebep olmak,yol göstermek.İnsanlara en güzel biçimde davranmak. Kadınlara iyi davranmak.Çocuklarımızı terbiyeli yetiştirmek Herkese eşit ve adaletli davranmak. Emanete ihanet etmemek. Devlet ve millet malını korumak. Herkese selam vermek,verilen selamı almak. Hastaları ziyaret etmek,onlara yardımcı olmak. Engellilerle yakından ilgilenmek.Temiz olmak.Çevremizi korumak,çevre kirliliğini önlemek. Hayvanları korumak ve onlara yardım etmek. Cömert olmak ,cimri olmamak. Savurganlık yapmamak. Hastalık ve sıkıntılara sabretmek. Bir işe başlarken besmele ile başlamak. Yaptığımız bir işi en güzel biçimde yapmak. Davetlere katılmak,eş ve dostu memnun etmek. Zararlı alışkanlıklardan kaçmak,sağlığımızı korumak.Öfkelendiğimizde irademize sahip olmak. Kolaylaştırmak,zorlaştırmamak. Müjdelemek nefret ettirmemek. Sadaka vermek,muhtaçlara yardım etmek. Haset,gıybet,dedikodu ve iftiradan kaçınmak. Kibirlenmemek ve başkalarını aşağılamamak. Hırsızlık yapmamak.kumar oynamamak. Kötü ve çirkin söz söylememek. Gösterişten uzak olmak. Ticarette,alış verişte dürüst olmak ve kimseyi aldatmamak. Kabir ziyaretlerini yapmak,ölümü hatırlamak ve ahreti düşünmek. Okumak,ilim öğrenmek ve faydalı insan olmak. Kur’an okumak,zikretmek ,Allah’a ibadet ve dua etmek.Yaptığımız günahlara tevbe etmek. İşçinin ücretini alnının teri kurumadan vermek. Peygamberimize salatü selam getirmek.Karşındaki kişi ile anlayacağı biçimde konuşmak. Haya ve edep sahibi olmak. Helal kazanç sağlamak.Fitne ve fesat çıkarmamak .Birlik içinde dostça ve kardeşçe yaşamak.Vatanı sevmek…

      Peygamberimizi seviyor  ve O’nu örnek  almamız gerektiğine inanıyorsak , yukarda ki tavsiyelere ne kadar uyduğumuzu bir düşünelim…




Efkan VURAL

ENGELLİ BİRİYLE KOMŞU OLMAK




Son yıllarda kurumlar engellilere karşı önemli çalışmalar yapmaktadır. Engelliler çok daha iyi şeylere layıktır. Bunun için engellilere yönelik çalışmalara daha fazla hız vermek gerekir.
                Engellilerle dostluk ve arkadaşlık kurmak, onlarla iletişim halinde olmak onlarla birlikte hayatı paylaşmak günümüz anlayışında önem kazanmıştır. Gerçekten  engellileri  tanımak lazım.
               Engellilerin dünyasını görmek yaşantılarına şahit olmak ve hayata dair düşüncelerini öğrenmek insana ayrı bir fark katmaktadır.
               Engelli birisiyle arkadaş olmak veya komşu olmak çok büyük bir zenginliktir. Ben şahsen kendimi bu konuda şanslı görüyorum. Çünkü yakın komşum engelli birisidir. Yıllardır aynı apartmanda oturuyoruz. Sürekli görüşüyoruz. Zaman  zaman oturup sohbet eder, zaman zaman telefonla görüşür ve mailleşiriz. O benden dini bilgiler bakımından faydalanır, ben de ondan bilgisayar programları, internet ve web sayfası bilgileri ve benzeri teknik yönden faydalanırım.  Ondaki  hayata dair görüş ve düşüncelerinden daha çok etkilenirim.Ayrıca onun dua listesinde yer aldığım için çok mutluyum.
                Engelli komşum sürekli iyi ve güzel olan şeyleri düşünür. Bunları yazıya döker. Yazdıklarını herkesle paylaşır. E- posta ile gruplara ulaşır, blog  sayfalarında yayınlar. Dini, ahlaki ve bilgiye dayalı hayata dair altın değerindeki  yazıları ve yorumları okumaya değerdir.

               Evet arkadaşım ve komşum olan sayın Celal ÇELİK ‘in yazılarından yakaladığım düşünce ve yorumlarını sizlerle başka bir yazımda paylaşmayı düşünüyorum.
              Engelli komşum olan Celal kardeşim sayesinde şunu fark ettim. Engelliler ve biz birbirine muhtacız. Onlar bizden biz de onlardan  bir çok şey öğrenebiliriz. Bunun için de onlarla iletişim kurmak ve arkadaş olmak için adım atmalıyız….



Yeni Yılda 52 Hafta 52 Madde


        Yeni Yılda 52 Hafta 52 Madde


Ömrümüzden bir yılı daha geri bırakıyoruz. Yılların çok çabuk geçtiğini hissediyoruz. Bir gün bakmışsınız yılların yanında ömrünüz de tükenmiştir. Ömrümüzün bu güzel yıllarını heba etmeyelim. Yaşadığımız müddetçe düzgün yaşamaya dikkat edelim.
Artık yeni bir yıla girmek üzereyiz. Geçen yılın muhasebesini yapalım. Geçen yılda neler planladık, neleri yaptık, neleri yapamadık…
Ömrümüzün kalan diğer yıllarını dinimizin bize öğütlediği güzel düşünce ve davranışları göz önüne alarak geçirmeye çalışalım.
Bu yeni yılda var olan 52 haftayı, aşağıda sıralayacağımız 52 maddeye dikkat ederek geçirmeye çalışalım.
1- Allah’a inanmak, O’na güvenmek.
2- Hz.Muhammed’in Allah’ın son elçisi olduğuna  inanmak .
3- Allah’ın emirlerini yerine getirmek, öğütlerine kulak vermek.
4- Hz.Muhammed’in sünnetine tabi olmak.
5- Allah’tan korkmak.
6- Doğru, dürüst ve güvenilir olmak.
7- Allah’ın yasakladığı şeylerden uzak durmak. Haram yememek.
8- Yalan ve Çirkin sözlerden uzak durmak.
9- Emanete ihanet etmemek.
10- Verilen sözde durmak
11- Görev de kusur etmemek. Yapılan işi en güzel biçimde yapmak.
12- İftira, dedikodu ve gıybet yapmamak.
13- Herkese iyilik yapmak, yardım sever olmak.
14- Komşu hakkına riayet etmek.
15- Engellilerle beraber olmak
16- İnsanları Allah için sevmek
17- Çevreyi korumak
18- Temiz ve düzenli olmak
19- Herkese selam vermek
20- Hayvanları sevmek, korumak ve onlara eziyet etmemek
21- Hastaları ziyaret etmek.
22- Davetlere icabet etmek.
23- Haksızlık ve ayrımcılık yapmamak.
24- Edep ve Haya sahibi olmak.
25- Okumak ve ilim öğrenmek.
26- İbadet etmek.
27- Anneye, babaya  ve aile bireylerine iyi davranmak.
28- Vatanı sevmek ve korumak
29- İslam kardeşliği üzerinde olabilmek.
30- Birlik ve beraberlik içinde yaşamak.
31- Yetimleri korumak
32- Güzel ahlaklı olmak ve görgü kurallarına uymak.
33- Adaletli davranmak.
34- Cömert olmak, cimrilikten uzak durmak.
35- Yapılan her işi Allah’ın gördüğünü bilmek.
36- Zerre miktarı bile olsa yapılan iyi ve kötü şeylerin karşılığının verileceğini bilmek.
37- Kolaylaştırmak, zorlaştırmamak. Müjdelemek, nefret ettirmemek.
38- Şefkatli ve merhametli olmak.
39- Misafirlere iyi davranmak.
40- Sabırlı olmak.
41- Nefsani arzuların esiri olmamak.
42- Allah’ın verdiği nimetlere şükretmek.
43- Gösterişten uzak olmak alçak gönüllü olmak.
44- İsraf etmemek, savurganlıktan kaçmak.
45- Her şeyde kul hakkını gözetmek. Trafik kurallarına uymak, başkalarının hakkına engel olmamak.
46- Günahlardan tevbe etmek.
47- Çocukları sevmek, onlara güzel terbiye vermek.
48- Kendin için istediğini başkası için de istemek. Kendin için istemediğini başkaları içinde istememek.
49- Söz taşımak ve iki yüzlülükten uzak olmak.
50- İnsanları rahatsız edici şeyleri ortadan kaldırmak.
51- Hırsızlık, rüşvet, yolsuzluk ve başkalarını aldatmaktan uzak olmak.
52- Aileyi ve toplumu yok eden içki, kumar ve  ahlak dışı eğlencelerden uzak durmak.

Evet yeni  yılın her günü yukarıdaki esaslara uygun olarak geçmesi dileğiyle herkesin 2014 yılının hayırlı uğurlu, neşeli ve özellikle sağlıklı geçmesini Yüce Allah’tan dilerim.


14 Temmuz 2013 Pazar

Ramazan Ayı ve Oruç İbadeti





Ramazan,mübarek üç aylardan bir tanesidir. Ramazan ayı denince akla oruç gelir. Ramazan ayında oruç tutmak Müslümanlara farz kılınmıştır. Ramazan ayında oruç tutulduğu için bu aya “oruç ayı”da denir.
Ramazan ayının üstünlüğü sadece oruç tutulan ay olmasından değildir. Ramazan ayının faziletli olmasının bir sebebi de Kur’anıkerim’in bu ayda indirilmeye başlanmasıdır. Bu konuda Yüce Allah şöyle buyurur: ”Ramazan öyle bir aydır ki, bu ayda Kur’an , insanlara yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak indirildi. Sizden bu aya ulaşan oruç tutsun…”(Bakara,2/185)
Ramazan ayı içinde öyle bir gece vardır ki, o gece bin aydan daha üstündür. Bin ay yaklaşık 83 yıl dır .Yüce Allah Kur’an’da şöyle buyurmaktadır.”Biz onu (Kur’anı)Kadir gecesinde indirdik.”(Kadir suresi,97/1)
Ramazan ayının rahmet ve bereketi çok büyüktür. Bu ay da tevbe etmeli(yaptığımız günahlardan dolayı pişmanlık duymak ve bir daha yapmamak) , Kur’an’ı okumalı ve anlamını Türkçe meallerden okuyup düşünmeli, bol ,bol ibadet etmeli,Allah’ı anmalı,dua etmeli,yoksul ve muhtaçlara yardım etmeli ,hayvanları sevmeli ve korumalı… Bunlar yapılırsa Ramazan ayından yararlanmış oluruz.Dolayısıyla her zaman yapmamız gereken kulluk görevimizi yerine getirmiş oluruz


Oruç İbadeti
İslam dininin beş temel esasından biri de oruçtur. Oruç ibadeti Yüce Allah’ın kesin yapılmasını emrettiği bir ibadettir.İslam dininde oruç ibadetinin önemi çok büyüktür.
Orucun Tanımı: Tanyerinin ağarmasından başlayarak, güneşin batışına kadar (akşam vaktine kadar) yemekten,içmekten ve cinsel arzulardan uzak durmaya oruç ibadeti denir.
Ramazanın dışında da istediğimiz zaman oruç tutabiliriz. Oruç tutmanın fazileti çok büyüktür. Oruç ibadeti sadece aç kalmak ve cinsel arzulardan uzak kalmakla bırakılmamalı.Orucu tüm organlarla ve tüm duygularla tutmalıyız. Oruç ibadetiyle nefsimizi kontrol altına almalıyız .Oruçlu iken davranışlarımıza da düzeltmeliyiz. Kimseni aleyhinde konuşmamalıyız.Gıybet ve dedikodu gibi dinimizin yasakladığı kötü davranışlardan uzak durmalıyız. Ramazan ayında ki bu güzellikleri diğer aylarda da devam ettirmeliyiz.Çünkü her gün ayrı bir gündür ve her günün hesabı ayrı ayrı verilecektir.
Oruç Kimlere Farzdır
1-Oruç Müslüman olanlara,
2-Oruç akıllı olanlara
3-Ergenlik çağına girmiş olanlara
4-Sağlıklı olanlara
Hastalar oruç tutmaz. Hastalar iyileşince tutamadıkları oruçların kazasını yapar.Hiç iyileşmeyecek hastalar ,devamlı tedavi gören hastalar ile çok zayıf ve düşkün yaşlılar oruç tutmaz.Tutamadıkları oruçların her biri için bir fitre miktarı yiyecek veya para vermesi gerekir.Buna Orucun Fidyesi denir. Bu parayı veremeyecek durumda olanların ödemesi gerekmez.
5-Yolcu olmamak:Yolcu olanlar oruç tutmaya bilirler.Sonra kaza ederler.Yolcular isterse oruç tutabilirler.
6-Doğum yapan,emzikli anneler ve adet günlerinde bayanlar oruç tutmazlar. Daha sonra tutamadıkları oruçları kaza ederler.
7-Oruç tutmaya niyet etmek gerekir. Her ibadette niyet şarttır.Niyeti söz ile belirtiriz.Sahura kalkmak ta niyet sayılır.Niyet kalb ile düşünce de olması gerekir.Örneğin sözle niyet etmeyi unutan biri gündüz yemiyor içmiyor; çünkü o,oruçlu olduğunu biliyor.Önemli olan oruç tuttuğunu bilmesidir.
Ayrıca;oruçlu bir kimse açlık ve susuzluk yüzünden hayati bir tehlike ile karşılaşırsa orucunu bozabilir.Oruçlu bir kimse tehdit edilirse,can tehlikesi durumunda orucunu bozabilir.




Orucu Bozan Durumlar
A-Orucu Bozup Kefareti Gerektiren Durumlar:
Aşağıdaki durumlarda oruç bozulur ve kefaret gerekir. (61 gün oruç tutulması gerekir)
1-Oruçlu iken herhangi bir şey yemek ve içmek.
2-Ağza giren kar, yağmur ve doluyu bilerek ve isteyerek yutmak.
3-Sigara içmek, esrar, eroin, afyon gibi uyuşturucu maddeler kullanmak.
4-Cinsel ilişkide bulunmak.
5-Unutarak orucu bozan biri , nasıl alsa orucum bozuldu diyerek yiyip, içmek.
B-ORUCU BOZUP YALNIZ KAZAYI GEREKTİREN DURUMLAR:
Aşağıdaki durumlarda oruç bozulur ve sadece bozulan orucun bir günlük kazası yapılır.
1-Zorlama ve tehdit karşısında orucu bozmak.
2-Toprak ve toprak cinsi maddeler yemek.
3-Zeytin çekirdeği,nohut gibi şeyler yemek.
4-Pamuk ve kağıt gibi şeyleri yemek
5-Ham iken yenilmeyen bir meyveyi ham ve çiğ olarak yemek.
6-Fındık,fıstık gibi kabuklu yiyecekleri kabuğu ile yutmak.
7-Burundan içeriye su göndermek.
8-Ağıza alınan veya buruna çekilen suyu hata ile yutmak
9-Oruçlu olduğunu bildiği halde isteyerek ağız dolusu kusmak.
10-Unutarak yiyip içtikten sonra oruç bozuldu zannıyla bilerekyemek,içmek.
11-Ramazan orucu dışında bir orucu her hangi şekilde bozmak.

Orucun İnsana Sağladığı Yararlar
Oruç Allah’ın emri olduğu için tutulur.Faydalarını göz önüne alarak oruç tutmak uygun değildir. Sırf Allah’ın rızasını kazanmak için oruç tutulur. Bununla beraber her ibadetin bir hikmeti ve bazı faydaları vardır.Oruç ibadetinin de insana sağladığı bazı yararlar şunlardır:
Allah’ın rızası ve sevgisi kazanılmış olur.
Oruç insanın iradesini kuvvetlendirir.
Oruç insanı kötülüklerden uzaklaştırır.
Oruç nefsi terbiye eder.
Oruç açlığa susuzluğa ve sıkıntılara dayanma gücü kazandırır.
Oruçlu sabırlı olmayı öğrenir.
Oruç tutan bir kimse yoksul ve aç kimselerin durumlarını anlamalarını sağlar.
Oruç şefkat ve merhamet duygularını geliştirir.
Oruç insana ruh sağlığı kazandırır. Dini görevini yerine getirmekle insanın ruhu huzur bulur. Kalbi tatmin olur.
Orucun bedenimize de faydası vardır. Mide, kalp daha az çalışır ve bütün organlar dinlenir. Vücuttaki yağ ve besin depoları yenilenmiş olur.
Herkesin Ramazan ayını kutlar,Hayırlara vesile olmasını dilerim.




Yazı Milliyet blog ve Yazete.com'da yayınlanmıştır.
http://blog.milliyet.com.tr/ramazan-ayi-ve-oruc-ibadeti/Blog/?BlogNo=421709
http://www.yazete.com/genc-kalemler/efkan-vural/ramazan-ayi-ve-oruc-ibadeti/2781/
http://celal1973sevdikleri.blogspot.com.tr/2017/05/efkan-vural-ramazan-ay-ve-oruc-ibadeti.html



Berat kandili



Dinimizde üç aylar olarak bilinen Recep, Şaban ve Ramazan aylarından, Şaban ayının on dördünü on beşe bağlayan geceye “Berat Gecesi” denilmektedir.

Bu gecenin önemi çok büyüktür. Bu gecenin bereketi, feyzi ve rahmeti çok geniştir.

Yüce Allah bu geceyi iyi değerlendiren Müslümanların günahlarını silmekte ve onları bağışlamaktadır. Günahın boyutu ne olursa olsun, içten ve samimi olarak tevbe edip, Allahtan af dileyen kulların günahları ne kadar olursa olsun Allah onları bağışlar ve günahlarını siler.



Yüce Allah şöyle buyurur:
“De ki:- Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O çok bağışlayan, çok esirgeyendir. “ (Zümer,39/53)

Bu gecede tevbe istiğfar etmeli, bol bol ibadet etmeli ve bağışlanma dilemeliyiz.
Yüce Allah Kur’an-ı Kerim de şöyle buyurur:

“Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah’a dönün Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter…”(Tahrim, 66/8. )

“Kim tevbe edip,iyi davranış gösterirse ,şüphesiz o, tevbesi kabul edilmiş olarak Allah’a döner. (Furkan, 25/71)

Sevgili peygamberimiz de Allah’a sürekli tevbe istiğfar eder, bağışlanma dilerdi.
Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Vallahı ben, Allahtan günde yetmiş defadan fazla mağfiret diliyor, tevbe ediyorum. (Buhari,deavat 3. )

Bu gecenin bazı özellikleri vardır :

1-Her önemli işin bu gecede hikmetli bir şekilde seçimi vardır.

2-Bu gecede yapılan ibadetlerin,kılınan namazların,okunan kur’anların, yapılan zikir ve duaların ve tüm iyiliklerin fazileti çok büyüktür.

3-Bu gece ilahi feyiz ve bereketin bol olduğu bir gecedir.

4-Bu gece bağışlanma gecesidir.

5-Bu gecede sevgili Peygamberimize şefaatın tamamı verilmiştir.

Bu gecede bol bol ibadet etmeli, kılamadığımız geçmiş namazlarımızı kaza etmeli, kaza namazı yoksa nafile namaz kılmalı,Kur’an okumalı, Kur’an dinlemeli,Kur’an’ın mealini okumalı ve anlamını düşünmeli, tevbe istiğfar etmeli zikir ve tefekkür etmeli ve çokça dua etmeli bağışlanma dilenmelidir.

Bu gece hakkında sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:

“Şaban ayının yarısı (Berat gecesi) gelince; gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Şüphesiz ki Allah o gece güneşin batmasıyla dünya semasına iner ve şöyle der:
“ Benden af dileyen yok mu? Onu affedeyim! Rızık dileyen yok mu? Rızık vereyim! Şifa dileyen yok mu? Şifa vereyim !” (İbni Mace,İkametüs-Salat/191. )

Allah, gecesini iyi değerlendiren ,affedilip, duaları kabul edilenlerden eylesin bizi inşallah……



Yazı milliyet blog ve Yazete.com'da yayınlanmıştır.
http://blog.milliyet.com.tr/berat-kandili/Blog/?BlogNo=419970


http://www.yazete.com/genc-kalemler/efkan-vural/berat-kandili/2488/

Miraç


Mübarek üç ayların ilki olan Recep ayının 26’yı 27’ye bağlayan gece mirac kandili olarak kutlanır.
O gecede sevgili Peygamberimiz Kabe’den Mescid-i Aksa’ya oradan da Yüce Allah’ın huzuruna çıkartılmıştır.

Bu olay Kur’an-ı Kerim’de “İsra” kelimesiyle anlatılmıştır. İsra sözlükte geceleyin yürümek demektir.
Kur’an’ı Kerim’de Miracla İlgili şöyle buyrulur:”Bir gece, kendisine öğütlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Haram’dan , çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir..O gerçekten işitendir, görendir.” (İsra, 17/1)
Peygamberimiz Mescid-i Haram’dan Burak adlı bir bineğe bindirildi.Cebrail ile birlikte o gece Kudüs’teki Beyt-i Makdis’e gidildi. Orada bütün peygamberlerle namaz kılındı. Sonra oradan yüksek makamlara çıkmak için bir mirac, bir manevi merdiven kuruldu. Gök katları birer birer geçildi. Her katta peygamberlerle görüşüldü. Birinci katta Hz. Adem peygamberle, ikinci katta Hz. İsa ve Hz.Yahya Peygamberle, üçüncü katta Hz. Yuauf peygamberle, dördüncü katta Hz. İdris peygamberle, beşinci katta Hz.Harun peygamberle, altıncı katta Hz. Musa peygamberle ve yedinci katta da Hz.İbrahim peygamberle karşılaştı. Hepsine selam verdi. Onlarda Hz. Muhammed’e Ey Salih Kardeş ‘ Ey Salih Peygamber! dediler.
Peygamberimize gök katlarından sonra Sidre-i Münteha sahası açıldı. Cebrail (a.s.) Sidre-i Münteha’dan ileri geçemedi. Peygamberimiz Yüce Allah ile hiçbir aracı olmadan görüşüp bir çok sırlara ve müjdelere eriştirilerek Allah’ın vahyine direkt muhatap olmuştur.

Hz. Muhammed aynı gece alındığı yer olan Kabe’ye geri getirildi. Peygamberimiz yaklaşık 1 aylık yürüme mesafesinde olan Küdüs’e götürüldüğünü söyleyince, Kureyşliler kendisine Mescid-i Aksa ile ilgili bazı sorular sordular. Sordukları soruların tamamına doğru cevap almalarına rağmen müşrikler Hz. Muhammed’e inanmadılar. Hz.Ebu Bekir ise bu olayın doğruluğunu kabul etti. Bundan sonra peygamberimiz Hz. Ebu Bekir’e “es-Sıddık” (doğrulayan) ismini vermiştir.
Peygamberimiz yolculuk esnasında Mescid-i Aksayı ayrıntılı olarak görmesi ve onu incelemesi imkansızdı. Orada peygamberlerle namaz kılması ve o anki duygularla Mescid-i Aksayı ayrıntılı olarak fark edemezdi. Buna rağmen Kureyşlilerin sorularına en ince ayrıntılarıyla cevap vemiştir. Çünkü sorular sorulunca Mescid-i Aksa Hz.Muhammed’in gözünün önüne getiriliyordu. Bu konu da sevgili peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “(Mescid-i Aksa’ya sefer ettiğimi söylediğim de) Kureyş beni yalanlayınca Mescid-i Haram’ a gidip ayakta durdum.Sonra Allah benimle Mescid-i Aksa arasındaki mesafeyi kaldırdı da (denemek için ne sordularsa) Mescid-i Aksa’ya bakarak onun işaretlerinden Kureyşe haber vermeye başladım” (Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih Tercemesi ve Şerhi.10.cilt. 6.baskı sh:59)
Peygamberimiz Hz.Muhammed’e Mirac’da şu üç şey verilmiştir:
1-Bakara suresinin son ayetleri. (Amenerrasuluh…)
2-Allah’a ortak koşmayanların Cennete gireceği müjdesi.
3-Beş vakit namaz farz kılındı

İsra suresinde Yüce Allah bu gecede Müslümanlara aşağıdaki hususlar bildirilmiştir:
1-Allah’tan başka bir ilah tanıma ve Allah’tan başkasına kulluk etme.
2-Ana babanıza iyi davranın
3-Allah, kötülükten yüz çevirerek tövbeye yönelenleri son derece bağışlayıcıdır.
4-Akrabaya, yoksula,yolcuya, hakkını ver.
5-Gereksiz yere saçıp savurma
6-Eli sıkı olma; büsbütün eli açıkta olma
7-Geçim endişesiyle çocuklarınızın canına kıymayın.
8-Zinaya yaklaşmayın.
9-Cana kıymayın
10-Yetimin malına doğru bir niyetle yaklaşın.
11-Verdiğiniz sözü yerine getirin.
12-Ölçtüğünüz zaman tastamam ölçün.
13-Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme.
14-Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma.
15-İşte bunlar Rabbinin sana vahyettiği hikmetlerdir. (İsra surasi,17/22-39. ayetler)

Evet, maneviyatı çok büyük olan bu gecede yaratıcımıza bol bol ibadet edelim,namaz kılıp, dua edelim.Kendi iç dünyamızda Yüce Allah’a çok yaklaşarak ,ona mirac edelim.
Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır: “Namaz mü’minin miracıdır.”


YazI Aşağıdaki sitelerde yayınlanmıştır.

Üç Aylar ve Regaib Kandili



Dinimizde kameri aylardan olan Recep, Şaban ve Ramazan ayları “ üç aylar “ olarak adlandırılır. Üç aylar içerisin de, önemli gün ve geceler bulunmaktadır. Bundan dolayı da üç ayların değeri artmaktadır.
Üç ayların fazilet ve üstünlüğünü aşağıda sıralanan durumlar ortaya koymaktadır.
1-Regaib Kandili
Recep ayının İlk Cuma gecesidir. (Bugün 16 Mayıs 2013) Bu gecede Yüce Allah kullarına bol bol rahmet ve mağfirette bulunur.
2-Mirac Kandili
Recep ayının 27. gecesidir. Sevgili peygamberimiz o gece, Mekke’den Mescid’i Aksaya ;oradan da göklere yükseltilerek Yüce Allah ile görüşmesidir.
3-Berat Kandili
Şaban ayının on beşinci gecedir. Bu gece feyiz ve bereketi bol bağışlanma gecesidir.
4-Kadir gecesi
Ramazan ayının 27. gecesidir. Allah bu gecede kutsal kitabımız Kur’an’ı Kerim’i indirmeye başlamıştır. Bu gece öyle bir gecedir ki , tam bin aydan daha hayırlıdır.
5-Ramazan Ayı
Üç ayların üçüncüsü olan Ramazan ayı oruç ayıdır.Bu ay af olma ayıdır.Bu ayda cennet kapıları açılır,cehennem kapıları kapanır, Şeytan zincire vurulur.
Regaib Kandili, dinimizde “ üç aylar “ olarak biline rahmeti, bereketi ve mağfireti bol olan bir atmosfere girdiğimizin habercisidir.Üç ayları ve içinde bulunan kandil gecelerini iyi değerlendirmeliyiz.İnsan oğlu hata yapmaya ve günah işlemeye yatkın bir varlıktır. Günahımız ne kadar fazla olursa olsun; ümitsizliğe kapılmadan bu gece yapacağımız tevbe ve ibadetlerle kurtuluşa erebiliriz. Çünkü Allah bağışlayıcıdır ,affedicidir. Böyle gün ve gecelerin feyiz ,bereket ve rahmetinden yararlanıp, Allah’tan bağışlanma dilemeliyiz.
Yüce Allah bu konuda şöyle buyurur:
“ De ki: Ey kendilerine kötülük edip,aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Doğrusu Allah günahların hepsini bağışlar.Çünkü O bağışlayandır.merhametlidir. “ (Zümer, 39/53)
“ Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tövbe edin .Şüphesiz Rabbim çok merhametlidir,çok sevendir. (Hud,11/90)
Peygamberimiz de şöyle buyurmaktadır:
“Vallahi ben, Allah’tan günde yetmiş defadan daha fazla mağfiret diliyor, tövbe ediyorum. ( Buhari,daavat, 3 )
Bu gece ve üç aylarda cennete girebilmek ümidiyle ibadet, hayır ve iyilik yapmalı ;kutsal kitabımızı okuyup,anlamını düşünmeliyiz.
Yüce Allah bu konuda şöyle buyurmaktadır.
“İman edip Salih amel işleyenlere, kendileri için;içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele…”(Bakara,2/25)
Evet, üç aylar ve bu gecede nefis muhasebesi yapalım. Dini duygu ve düşünce ile ruhumuzu donatalım.ibadetlerle kalbimizi süsleyelim. Yaşadığımız müddetçe Allah ve Rasulünun istediği biçimde hareket edelim. Hayatımızı dürüstlükle, çalışkanlıkla,hoşgörüyle,sevgiyle ve ibadet anlayışı içinde sürdürelim.
Hem bu dünyada ve hem de ebedi ahiret yurdunda rahat edelim…

Yazı Milliyet blog ve Yazete.com'da yayınlanmıştır.