20 Aralık 2025 Cumartesi

HAFTANIN HADİSİ

 Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur: 

Diyanet İşleri Başkanlığının 19.12.12.2025 Tarihli Cuma Hutbesi: HER ANIMIZI EBEDİ KAZANCA DÖNÜŞTÜREBİLİRİZ

    HER ANIMIZI EBEDİ KAZANCA DÖNÜŞTÜREBİLİRİZ




Muhterem Müslümanlar!

Zaman, Cenâb-ı Hakk’ın yarattığı hem büyük bir nimet hem de önemli bir imtihandır. Aslında zamanın uzunluğu ve kısalığı yaşadığımız duygularla ilgilidir. Öyle zaman olur ki, bir ömre bedeldir; geçmesini istemeyiz. Öyle zaman da olur ki, hüzün kaplar dört bir yanımızı, hemen bitmesini isteriz. Bir an gelir huzurla dolar ruhumuz, gönlümüz şenlenir. Bir an da gelir kâbus gibi çöker üstümüze, kalbimiz daralır. Bununla birlikte bazı vakitler vardır ki, Yüce Allah, rahmet ve mağfiret kapılarını ardına kadar açmış, onları kullarına ikram etmiştir. İşte önümüzdeki Pazar günü karşılayacağımız üç ayların ilki olan Receb ayı, Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece idrak edeceğimiz Regaib Kandili Yüce Rabbimizin bizlere bir ikramıdır.

Ey Genç Kardeşim!

Sana lütfedilen ömrün en bereketli dönemini yaşamaktasın. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde arşın gölgesinde olacaklar arasında zikrettiklerinden biri de sensin.[1] Hayatının bu dönemini; ebedi mutluluğa götürecek faydalı işlerle de sonrasında pişmanlık duyacağın yanlışlarla da geçirmek senin elindedir. Zamanını; alnını secdeyle buluşturup bereketlendirmek de aklını örten alkol, sağlığını tehlikeye atan uyuşturucu maddelerle ziyan etmek de senin elindedir. Günlerini oruçla geçirip sekinete ermek de zina ve fuhşiyat ile hayatını zindana çevirmek de senin elindedir. Yapacağın küçük bir iyilik ya da bir yetimi sevindirdiğin için Peygamberimiz (s.a.s)’e ebedi âlemde komşu olmak da ocaklar söndüren kumar ve şans oyunlarıyla hem kendi hem de sevdiklerinin hayatını zindana çevirmek de yine senin elindedir.

Ey Anne Babalar!

Tıpkı zaman gibi çocuklarımız da bize emanettir. Onların hata ve günahlara sürüklenmelerinin en başında ilgisizlik gelmektedir. Çocuklarımız bizlerden; kendilerine değer vermemizi, iyi günde de zor günde de yanlarında olmamızı beklemektedir. Evet, rahmet yağmurlarının sağanak sağanak yağacağı günlerin gölgesi üzerimize düştü elhamdülillah. Üç aylar ve Kandil Geceleri; tövbeye kapı, umuda pencere, gönle şifa olan manevi bir iklimdir. Bu bereketli vakitleri; çocuklarımızla el ele gönül gönüle verebilmenin, evimizde aynı sofrayı, camilerimizde aynı safı paylaşabilmenin vesilesi kılmak en büyük kazancımız olacaktır.

Kıymetli Müminler!

Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), bir kudsî hadislerinde Yüce Rabbimizin şöyle buyurduğunu bizlere haber vermektedir: 

Âdemoğlu zamana kahreder. Hâlbuki zamanı var eden benim! Gece de gündüz de benim elimdedir.[2]

Evet, ey aziz kardeşlerim! Bize düşen; zamanın kıymetini bilip her anımızı ebedi kazanca dönüştürmektir. Rabbimizin emrinde, Peygamberimiz (s.a.s)’in izinde bir ömür geçirmektir. Hayat rehberimiz Kur’an-ı Kerim’le hemhal olmak, onun nuruyla evlerimizi bereketlendirmektir. Heva ve hevesimizin değil, Rabbimizin rızasını kazanmanın gayretinde olmaktır. Kötü alışkanlıklarımızı geride bırakmak, hem kendimizi hem de çocuklarımızı cehennem azabından korumaktır.

Şimdiden üç aylarımızı ve Regaib Kandilimizi tebrik ediyor, hutbemizi; fani ömrümüzü baki mutluluğa çevirmenin yollarını gösteren Asr sûresinin mealiyle bitirmek istiyorum: 

“Asra yemin olsun ki, insan gerçekten ziyandadır. Ancak, iman edip salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler bundan müstesnadır.”[3]



[1] Buhârî, Ezân, 36.

[2] Buhârî, Edeb, 101.

[3] Asr, 103/1-3.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 

17 Aralık 2025 Çarşamba

17 Aralık VUSLAT

     Hz.Mevlana

15 Aralık 2025 Pazartesi

HAFTANIN AYETİ

 Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:


13 Aralık 2025 Cumartesi

BİR GARİP ÖLDÜ DİYELER

Bizim Yunus dediğimiz Yunus Emre, milletimizin özü ve ruhudur. Şiirlerinde Türkçemizi çok güzel kullanarak Türk Milletinin gönlüne taht kurmuştur. Onun şiir ve ilahileri dilden dile yürekten yüreğe dolaşıp durmaktadır.

Şöyle Garip Bencileyin Şiirinde beni en çok etkileyen şu mısralara bayılıyorum.

Bir garip ölmüş diyeler
Üç günden sonra duyalar
Soğuk su ile yuyalar
Şöyle garip bencileyin
Bir garip (fakir) öldüğünde ölüm haberi geç duyulur.
Soğuk su ile yıkanır ve kefenlenir. Cenazesine katılım az olur.
Ama zengin soylu ve makam sahibi birinin cenazesi erken duyulur.
Cenazesi çok kalabalık olur.Herkes cenazeye gelir,
Çünkü menfaat ilişkileri bunu gerekli kılar.
İşte Yunus Emre insanın karakterini ne kadar güzel anlatır.

 ŞÖYLE GARİP BENCİLEYİN


Acep şu yerde varm'ola
Şöyle garip bencileyin
Bağrı başlı gözü yaşlı
Şöyle garip bencileyin

Gezdim Rum ile Şam'ı
Yukarı illeri kamu
Çok istedim bulamadım
Şöyle garip bencileyin

Kimseler garip olmasın
Hasret oduna yanmasın
Hocam kimseler duymasın
Şöyle garip bencileyin

Söyler dilim ağlar gözüm
Gariplere göynür özüm
Meğer ki gökte yıldızım
Şöyle garip bencileyin

Nice bu dert ile yanam
Ecel ere bir gün ölem
Meğer ki sinimde bulam
Şöyle garip bencileyin

Bir garip ölmüş diyeler
Üç günden sonra duyalar
Soğuk su ile yuyalar
Şöyle garip bencileyin

Hey Emre'm Yunus biçare
Bulunmaz derdine çare
Var imdi gez şardan şara
Şöyle garip bencileyin


YUNUS EMRE


12 Aralık 2025 Cuma

HAFTANIN HADİSİ

 Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)şöyle buyurur: 

Diyanet İşleri Başkanlığının 12.12.2025 Tarihli Cuma Hutbesi:İNSAN: KÂİNATIN GÖZBEBEĞİ

                                         İNSAN: KÂİNATIN GÖZBEBEĞİ




Muhterem Müslümanlar!

Her doğan gün batacak, her can ölümü tadacaktır. Yaratılan her şey nihai sonla karşılaşacaktır. Denizler kaynayacak, dağlar yerinden oynayacak, yıldızlar dökülecektir. Kabirlerde olanlar dışarı çıkartılacak ve her insan; dünyada neleri yaptığını, neleri de yapmadığını anlayacaktır.

Kıymetli Müminler!

İnsan vardır; niçin yaratıldığını, nereden geldiğini ve nereye gittiğini düşünmez. Kendini unutur, Rabbini unutur, ölümü unutur, hesabı unutur, cennet ve cehennemi unutur. Kötülüğün gölgesinde dolaşır; kalp kırar, gönül incitir. Kâbil olur cana kıyar. Kârun olur zenginliğiyle şımarır. Nemrut olur mülküyle övünür. Ebû Cehil olur, hak ve hakikati göremez. İnsan da vardır; dünyayı ahiretin tarlası bilir, hem dünyası hem de ahireti için çalışır. Ahmed Yesevî olur, Hacı Bayrâm-ı Velî olur, Hacı Bektâş-ı Velî olur, Mevlânâ olur, Yunus Emre olur, sözleriyle yürekleri fetheder.

Ey Aziz İnsan!

Sen, âlemin özüsün, kâinatın gözbebeğisin. Hâlık-ı zü’l-Celâl’in gözdesisin. Dünyayı ve içindekileri yaratıp senin hizmetine sunan Allah Teâlâ’dır. Yaratılışını en güzel şekilde yapan O’dur. İyiyi kötüden ayırt edebilecek izan ve şuuru sana veren O’dur. Huzur ve mutluluğun yollarını sana gösteren kitaplar gönderen, peygamberleri senin için rehber kılan O’dur. Tüm bunlara rağmen, “Ey insan! Kerim olan Yüce Rabbine karşı seni yanıltıp aldatan nedir?”[i] Seni Allah’a kul olmaktan alıkoyan nedir? Emrettiklerini yapmaya, yasaklarından kaçınmaya engel olan nedir?

Değerli Müslümanlar!

Bugün maalesef birçok zıtlığı daha fazla bir arada yaşamaktayız. Bir yanda; kendisi, ailesi, milleti ve tüm insanlık için dünyayı cennet kılmaya uğraşanlar varken, diğer yanda mazlum ve masumlara zulmederek yeryüzünü cehenneme çevirmek isteyenler var. Bir yanda karıncayı dahi incitmeyen nezaket ve zarafet sahibi insanlar varken, öte yanda kibir ve gururla yürüdüğü yolları, geçtiği diyarları yakıp yıkanlar var. Bir yanda iyilik ve merhametin hayat bulması için çabalayanlar varken, diğer yanda yaptıkları kötülüklerle insanlığı zifiri karanlığa mahkûm bırakmak isteyenler var. Peygamber Efendimiz (s.a.s), hadis-i şeriflerinde bu ikilemi şöyle ifade etmektedir: “Mümin aziz ve cömerttir. Fâcir ise saygısız ve cimridir.”[ii]

Muhterem Müminler!

Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;

Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.

Evet, hem nurun hem de kirin aynı anda aktığı bu dünyada biz müminlere düşen; bulunduğumuz her yeri imanımızla güven yurduna, ibadetlerimizle huzur ve mutluluk diyarına, güzel ahlakımızla ülfet ve muhabbet ortamına dönüştürmektir. Kötülüğe ve haksızlığa geçit vermemek; sevgiyi ve muhabbeti hayatımızın her alanına hâkim kılmaktır.

hutbe qr kodHutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitirmek istiyorum: Öyle insanlar vardır ki âdeta hayrın anahtarları, şerrin kilitleri gibidir. Öyleleri de vardır ki, şerrin anahtarları, hayrın kilitleri gibidir. Ne mutlu! Yüce Allah’ın, hayrın anahtarlarını kendilerine verdiği kimselere[iii]



[i] İnfitâr, 82/6.

[ii] Ebû Dâvûd, Edeb, 5.

[iii] İbn Mâce, Sünnet, 19.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü