ŞİDDETİN ÇARESİ MERHAMET EĞİTİMİ
Muhterem
Müslümanlar!
İnsan,
yeryüzünün en değerli varlığıdır. Her türlü saygıya layıktır. Kadın, erkek,
çocuk, genç, yaşlı ayırt edilmeksizin her insanın canı mukaddestir. Dolayısıyla
kimden gelirse gelsin, kim maruz kalırsa kalsın ve gerekçesi ne olursa olsun
şiddetin hiçbir çeşidi kabul edilemez. İster ailede, ister sosyal hayatta,
isterse dijital mecralarda söz, tutum ve davranışlarla hiç kimseye zarar
verilemez, kimsenin şeref ve haysiyetine dil uzatılamaz. Peygamber Efendimiz
(s.a.s), Müslümanı şöyle tarif etmektedir: “Müslüman, elinden ve dilinden insanların güvende olduğu kişidir.”[i]
Aziz Müminler!
Şiddetin
sıradan bir hal aldığı, akran zorbalığının her geçen gün yaygınlaştığı, insanların
birbirleriyle kavgalarını sosyal medyada paylaşmayı marifet saydığı; sokakta,
toplu taşımada ve trafikte mal ve can emniyetinin hiçe sayıldığı bir dönemden
geçmekteyiz. Alkol, kumar ve uyuşturucu
madde gibi bağımlılıklar, kötülüklere sevk eden dijital oyunlar, yanlış
örneklerle kirlenen ekranlar maalesef şiddetin günden güne yayılmasına zemin
hazırlamaktadır. Oysa şiddet hiçbir sorunu çözemez. Aksine sevgiyi bitirir,
insanı yalnızlaştırır, toplumu çürütür. Nitekim ümmeti olmakla şeref duyduğumuz
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in hayatında
şiddetin izine dahi şahit olunmamıştır. O, “Kıyamet gününde azabın
şiddetlisini görecek olanlar, dünyadayken insanlara şiddet gösterenlerdir”[ii] buyurarak
şiddetin ve zulmün asla karşılıksız kalmayacağını haber vermiştir.
Kıymetli Müslümanlar!
Şiddetin çaresi
merhamet eğitimidir. Allah’ın bizlere emaneti olan çocuklar; inancı, iyiliği, merhameti, sevgi ve saygıyı
ilk olarak ailesinden öğrenir. Bu münasebetle “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et…”[iii] ayet-i
kerimesini rehber edinen her anne baba; çocuklarının yüreklerine dokunmalı,
başlarını okşamalı, onları Allah’a iyi bir kul, çevrelerine faydalı bir insan olarak
yetiştirmeye gayret göstermelidir. Bir çocuk için, ilim ve hikmet
yolculuğundaki en önemli kişilerden biri de öğretmenlerdir. Peygamber Efendimiz
(s.a.s), eğitim ve öğretim gibi kutsal bir vazifeyi yürütenlere; “İlim
öğreten kimseye, öğrettiği ilimle amel edenlerin kazandıkları kadar ecir
verilir…”[iv] müjdesini
vermektedir. Zira öğrencilerine ahlak ve edebiyle, şefkat ve
merhametiyle rol model olan her bir öğretmen toplumda fazilet ve erdemin teminatıdır.
Değerli Müminler!
Şiddetin gölgesini
hayatımızdan uzaklaştırmak için; gönüllerimize muhabbeti, evlerimize ve
okullarımıza merhameti hâkim kılalım. Kalbimize düşen öfke kıvılcımlarını rahmet
yağmurlarıyla söndürelim. Evlatlarımızın yüreğine sevgi, saygı, anlayış ve
paylaşmanın tohumlarını serpiştirelim. Unutmayalım ki, bir çocuğun zihnine işlenen
güzel bir söz, gönlüne yerleştirilen merhamet ve muhabbet yarının huzur dolu
dünyasına dikilmiş bir fidan olacaktır.
Bu vesileyle merhamet eğitiminde bizlere rehberlik eden anne ve babamızı,
öğretmenlerimizi, hocalarımızı ve Kur’an muallimlerimizi hayırla yâd ediyoruz. Hutbemizi,
Allah Resûlü (s.a.s)’in şu uyarısıyla bitirmek
istiyorum: “İnsanlara merhamet etmeyene
Allah da merhamet etmez.”[v]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder